14 Nisan 2020 Salı

nasıl orospu oldum?-1

orospuluk ruhumda mı vardı yoksa kaderim de mi? yoksa insanlar mı beni bu hale getirdi?
neyse ne artık, beni tanıdıkça bu sorunun cevabını öğreneceksiniz, sonuç olarak ben bir orospuyum,  hor görülürüm ve değersizim.

adım selvi bozdoğan. 41 yaşında, işinin ehli bir orospuyum. konyada doğdum, konyada büyüdüm. annem ve babam katı muhafazakar birer hacılar. benden beş yaş büyük ikiz abilerim var. mehmet abimle normal bir abi kardeş ilişkimiz varken, selim abim benim varlığımı hep bir kusur olarak görmüştür. aynı babamız gibi. kız olduğum için yarım akıllı, belaların baş kaynağı, kurban edilebilecek, onların siktiğim namus putuna leke düşürebilecek, her daim gözetim altında tutulması gereken, ara sıra dayakla yerinin hatırlatılacağı bir yüktüm.

bu kadar "namus" düşkünü babamın aslında kendisinin ne kadar namussuz olduğunu ilkin 11 yaşındayken öğrendim. abilerim işte, annem kuran dinlemeye gitmişken babam işten erken geldi o gün. ceketini astı, koltuğa oturdu. ben de o bunları yaparken hazırol vaziyette bir isteği var mı diye bekliyordum. varmış bir isteği, varmış.

yüzüme güldü, selvi, gel bakayım buraya kızım dedi. ben büyük bir sevinç ve şaşkınlık içindeydim. ilk defa bana gülümsüyordu, ilk defa sesi hoş geliyordu, ilk defa aslında beni sevdiğini düşünmüştüm. ellerim önümde birleşik, başım yerde, pıtı pıtı gittim yanına. iki parmağıyla çenemden tutup, başımı yukarı kaldırdı. parmaklarının tersiyle yanağımı okşadı. utanç ve sevinç içindeydim. anan nerede diye sordu, belli ki evde olmadığını anlamıştı. "hacer teyzelere kuran dinlemeye gitti baba" dedim. elini bacağına koyarak, gel otur dedi. oturdum bacağına. mutluydum, babam benimle şiddetten, hakaretten uzak bir biçimde ilgileniyordu.

2 yorum: