11 Mart 2020 Çarşamba

7. Sayı

Daha sonra, çocuğu güçlükle eve götürmeyi ikna etmişti Hurşit. Pertev hiç mi hiç istemiyordu gitmek, gecesinde gerisingeri dönmek için mi kaçmıştı evden? Hurşite de çok direnmemişti, kabul etmişti eve gitmeyi. Bu sonucu kolaylaştıran en önemli etken ise annesinin perişan olmaması isteğiydi. Pertevin ciğeri bir yandıysa anasının on yanmıştır. Ve anasının üzüldüğü düşüncesi bile tarifsiz bir acı veriyordu. Babası ise zaten çok umursamıyordu. Onun yaşındayken ben de evden kaçmıştım, bir şey olmaz ona diye teselli veriyordu eşine. Aslında o da içten içe kalbine bir hançerin saplandığını hissediyordu. Biraz sonra gelecek olan Hurşit, çocuğu nereden çekip aldığını söyleseydi belki o bıçak daha derine bile saplanabilirdi. Ama bilmedi ve bilmeyecekti. Komik bir şekilde netti bu konuda Pertev.

Sonunda çocuğu bırakmıştı Hurşit. Acı-tatlı çaylar içildi. Babaya el altından sopa gösterildi. Normalde kimseye söylettirmeyeceği sözleri, içinde bulunduğu durum dolayısıyla alttan bile almıştı babası. Değişimin, elle tutulamaz ve sayısız bir çok işareti vardır, bu da onlardan biriydi Pertev için.


Işte böyle tanışmıştı Hurşit emmisiyle ve yillarca bir çok konuda sayısız yardim görmüştü ondan. Sayesinde, nice belalardan kurtulmuş, nice dersler almıştı. Bu yüzden, ne yapda azdı onun için.



Emmi dükkana girince eline sarılmış, ---kurtulamayacakmıyız be senden deli oğlan - ironisiyle karşılık bulmuştu. Ayrıca, emmi el öptürmezdi. Pertev de her defasında öpmeye yeltenir, emmi de her defasında geri çekerdi. Bu, aralarında yılların seremonisi olmuştu. Prusya ekolü minvalinde bir disiplinle hiç şaşmazdı bu.
Pertev, emmisinin çayını kahvaltısını önüne koyduktan sonra müsaade ile ayrıldı oradan.



Hurşit, bu çocukta bir haller olduğunu seziyordu. Onun ruhunu iyi okumuştu bu zamana kadar. Güveni zaten tamdı ona. Kimseye yanlış bir şey yapmazdı, çünkü kendince ister istemez bazı şeylere tanık olmuştu. Dua etti, inşallah yavruma da kötü bir şey yapmazlar.

Her ne kadar Pertevin gözlerinde, uçurumdan sonra bile "eve gitmeyecegim" diyen direncin bakışları egemen olsa da, annesini düşündüğünde gözlerine yerleşen hüzün ve bağlılığın bakışları karşısına çok sık çıkıyordu bu aralar. Pertevin tutkusunu bilirdi o, kendi mezarını kazsa görmez.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder